ANASAYFA

TASAVVUF

PORTRELER

ZİYARETCİLER

NAMAZ

ÖNCÜLER

EFENDİMİZ

MAKALELER

KADIN -AİLE

KUR`AN ve BİZ


   
  Kuran ve Biz - www.kuranvebiz.com
  Çocuk eğitiminde
 
Ayşe Akşener: Çocuk eğitiminde disiplin
 
 
Ailelerimizde bazen baskıcı bazen de hoşgörülü tutumlar görüldüğü gibi bazen aynı anda ikisini de görmek mümkün olabiliyor. Baskıcı bir tutumu sergileyen babanın yanında güya onu dengelemek adına anneler aşırı hoşgörülü tutumu benimseyebiliyorlar ki en kötüsü bu oluyor. Böyle bir durum karşısında çocuklar doğru ile yanlışı ayırt edemiyor, ebeveynlerin tutumları arasında bocalıyorlar.


 

Çocuk eğitiminde disiplin dediğimizde maalesef ailelerimizin en çok kullandığı metotlardan biri dayak ve ceza oluyor. Bu bazen ailelerin kolayına geldiğinden, kimi zaman da çocuk eğitimi konusunda ebeveynlerin yeterli bilgi sahibi olmamasından kaynaklanabiliyor.

Ancak nasıl ki, evimize aldığımız bir elektronik aletin kullanma klavuzu varsa aslında çocuk eğitiminin de bir kıavuzu var. Bu klavuzdaki ilk uyarılardan biri; çocuklarda istemediğimiz bir davranışın kesinlikle dayak ile engellenemeyeceğidir. Baskı, dayak ve yanlış kullanılan cezalar kusurlu davranışı engellemeyeceği gibi aksine çocukta yerleşmesini sağlamaktadır. Ebeveynlerden sıkça duyduğumuz bir cümle değil midir; “Bu çocuk hep benim dediğimin aksini yapıyor.”

Çocuklardan her zaman bir yetişkin gibi davranmasını, hiç hata yapmamasını bekleyemeyiz. Çocuktur onun da bizler gibi hata yapması muhtemeldir, önemli olan hataların olumlu metotlarla düzeltilmeye çalışılmasıdır. Çocuklarımıza olumlu davranış kazandırmaya çalışırken lütfen onların yanlış davranışları üzerine odaklanarak, baskı, dayak ve cezalandırma yoluna başvurmayalım. Onların yetenekleri, başarıları, doğru yaptığı davranışları üzerinden neleri nasıl yapmaması değil de nasıl yapması gerektiği üzerinden bir davranış eğitimi takip edersek olumlu sonuçlar elde edebiliriz.

Çocuk yetiştirmede izlenen 3 yöntem vardır; Aşırı hoşgörülü ebeveyn tutumu, aşırı baskıcı ebeveyn tutumu ve kararlı ebeveyn tutumu. Öncelikle çocuklarımız yanlış bir davranış gösterdiklerinde onlardan şu dört hususu anlamalarını sağlayacak tepki vermeliyiz:

Davranışının neden yanlış olduğunu,

Hataları için sorumluluk almaları gerektiğini,

Bu hatayı düzeltmeye çalışmalarının gerektiğini

Aynı hatayı bir daha yapmamaya karar vermeleri gerektiğini anlatacak tepkiler!

Aşırı hoşgörülü tutuma bakacak olursak; genelde tek çocuklu ailelerde bu tutum görülür veya çocukluğunda kısıtlı imkanlarla yetişmiş ama sonradan refaha ulaşıp ben yaşamadım çocuğum yaşasın diyen ebeveynlerin başvurduğu bir yöntemdir. Ancak böyle bir yöntemle yetiştirilen çocuk ben merkezli olur. Sadece kendi istekleri ile ilgilenir. Başkalarının ne düşündüğü onun için önemli değildir. Ancak bir yetişkin olduğunda, gerek iş hayatında gerek katıldığı sosyal çevrelerdeki insanlardan da aynı tutumu bekleyecek ve farklı bir tepki aldığında problem yaşayacaktır.

Aşırı baskıcı tutumla yetişen çocuk dayak veya ceza korkusu ile anne babası yanında iken iyi davranışlar sergileseler bile anne babaları yanında yokken kötü davranışlara yönelebilirler. Çocuklar, yalan ve hileye başvurabilirler ve hatalarını kabul etmek istemeyebilirler. Çocuklar, kendilerinden daha güçsüz birine karşı güç kullanmanın, kabul edilir bir davranış olduğunu öğrenip başkalarına zorbalık yapabilirler. Hayatta karşılaştıkları tüm zorlukları çözmede şiddete başvurur toplum tarafından sevilmeyen dışlanan kişiler olurlar.

Ailelerimizde bazen baskıcı bazen de hoşgörülü tutumlar görüldüğü gibi bazen aynı anda ikisini de görmek mümkün olabiliyor. Baskıcı bir tutumu sergileyen babanın yanında güya onu dengelemek adına anneler aşırı hoşgörülü tutumu benimseyebiliyorlar ki en kötüsü bu oluyor. Böyle bir durum karşısında çocuklar doğru ile yanlışı ayırt edemiyor, ebeveynlerin tutumları arasında bocalıyorlar.

Ancak kararlı tutumu benimseyen ailelerde yetişen çocuklar daha karakterli, hayatta daha başarılı, kendine özgüveni olan girişken ama bencil olmayan yetişkinler olarak kişilik gelişimlerini tamamlayabiliyorlar.

Peki bu kararlı tutumu nasıl sergileyeceğiz. Öncelikle çocuğu bir birey olarak kabul edeceğiz. Yani onun da düşünceleri onun da tercihleri olabileceğini kabul edeceğiz. Onları dinleyeceğiz, dinlerken doğru iletişim kuracağız ki; iletişim ayrıca bir yazı konusudur, ilerleyen zamanlarda çocukla iletişim ile ilgili bir yazı kaleme alırız inş. Dinleyeceğiz, neyi neden yaptığını öğreneceğiz. Dinlemek demek onun isteklerini kabul etmek demek değil. Doğruları yanlışları öğrenmesinde tabii ki yardımcı olacağız, bunu yaparken vereceği yanlış kararlar sonucunda neler olabileceğini onlara önceden söyleyip aldığı yanlış bir karar da sorumluluğunu kendi üstlenmesi gerektiğini öğreteceğiz.

Birlikte çözümler üreteceğiz. Ben istiyorum böyle olacak şeklinde değil de ev ile ilgili kararlar alınırken karar alma süreçlerine onları da dahil edeceğiz. Bu hem çocuğun kurallar ve düzen hakkında fikir sahibi olmasını sağlayacak hem de ona sürece katıldığından aile içinde kendine değer verildiğini hissettirecektir. Doğruları öğrenmesini istiyorsak hatalardan çok yaptığı doğrular üzerine yoğunlaşıp bunların pekişmesine yardımcı olacağız. Onları destekleyip, büyümeleri için sorumluluklar vereceğiz. Yerine getirdikleri her sorumluluk için daha fazla hak sahibi olabileceklerini hatırlatıp ne kadar özgür olmak istiyorlarsa o kadar sorumluluk sahibi olmaları gerektiği mesajını vereceğiz. Son olarak en önemlisi kendi hal ve hareketlerimizle örnek olacağız. Bunları nasıl yapacağız diye soruyorsanız örnek bir uygulama içeren çok sevdiğim gerçek bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum:

“Seçkin bir profesöre, onu diğerlerinden farklı yapan şeyin ne olduğu soruldu:

Başarınızın sırrı nedir?

Profesör, oldukça ilginç bir cevap verdi:

Bunun sırrı, ben 6 yaşındayken annemin takındığı tutumda yatıyor. Ben buzdolabındaki süte ulaşmaya çalışırken, şişeyi kırdım. Annemin tepkisi ne öfkeli, ne de sertti;

“O sütle pek güzel bir küçük havuz yapmışsın! istersen o havuzda birlikte oynayalım?” dedi ve biraz oynadıktan sonra, şunları söyledi;

“Herkes, yaptığı dağınıklığı temizlemelidir. Şimdi onu temizlemek için ne istersin, bir sünger mi, yoksa bir bez mi?”

Temizledikten sonra, annem beni bahçeye çıkararak süt şişelerini yere düşürmeden nasıl tutacağımı gösterdi. Ben başarımın sırrının, annemin o davranışında yattığını düşünüyorum.

Kararlı tutumda kullanabileceğiniz bazı cümleler:

“Aldığın karara güveniyorum.”

“Sen bizim bu konu hakkında ne düşündüğümüzü zaten biliyorsun.”

“Bunu da başaracağına eminim.”

“Bunu böyle yaparsan daha güzel olur.”

Ayşe Akşener

 
 
  Bugün toplam 102 ziyaretçimiz var  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=