ANASAYFA

TASAVVUF

PORTRELER

ZİYARETCİLER

NAMAZ

ÖNCÜLER

EFENDİMİZ

MAKALELER

KADIN -AİLE

KUR`AN ve BİZ


   
  Kuran ve Biz - www.kuranvebiz.com
  Hz. Fatıma
 
Anne olarak Hz. Fatıma
 
 
Tarihin çehresini değiştirmek için Müslüman kadınlar Hz. Fatıma’yı örnek almak zorundalar.


 

Kur’an’ın örnek kadın olarak gösterdiği şahsiyet, Hz. Fatıma’nın şahsında somutlaşmaktadır. O tıpkı babası Hz. Muhammed (as) gibi yaşayan bir Kur’an’dır. Onun hayatını okuduğunuz zaman Kur’an’ın ayetlerini okumuş olursunuz. Hayatının tüm aşamalarında Müslüman kadının nasıl olması gerektiğini o göstermiştir. Hz. Fatıma’yı tanımayanlar Müslüman kadını eksik tanımış olurlar. Çünkü Müslüman kadın kimdir sorusunun tam cevabı Hz. Fatıma’dır. Hayatlarının her alanında Hz. Fatıma’yı örnek alan Müslüman kadınlar, tarihin çehresini değiştirebilirler. Veya tarihin çehresini değiştirmek için Müslüman kadınlar Hz. Fatıma’yı örnek almak zorundalar.

Genç annelere ya da anne adaylarına, ideal bir annenin nasıl olması gerektiğini öğretmek için en güçlü kaynak, Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma’dır. Hz. Fatıma öncelikle babasından öğrendiği ilim ve terbiye ile çocuklarını yetiştirmiştir. O çocukları üzerine hassasiyetle titreyen onları en güzel şekilde yetiştirmeye çalışan bir annedir. Onun çocuk eğitiminin temelinde sevgi vardır.

 

Bir rivayette Selman-ı Farisi  "Bir gün mescide gitmekte iken Fatıma’nın el değirmeninde un öğüttüğünü gördüm, bu sırada küçük Hüseyin`in ağlama sesi duyuldu. Hz. Fatıma`ya; `Allah Resulü Sallallahu aleyhi vesellem, size yardım edenleri sevdiğini buyurdu` dedim. Çocuğu mu sakinleştirmemi istersiniz dedim yoksa el değirmenini almamı mı?" Fatıma; "Evladımla benim ilgilenmem daha doğru ve iyi olur, zahmet olmazsa siz şu unu öğütebilirsiniz." dedi. O hep çocukları ile kendi ilgilenmeyi tercih ederdi onlara sevgisini en üst düzeyde gösterirdi. Sanıyorum onun çocukları hiçbir zaman acaba annemiz bizi sevmiyor mu düşüncesine kapılmamışlardır. O çocuklarını o kadar sevgi ile besliyordu ki çocuklarını severken şöyle diyordu. "Sizi herkesten çok seven dedeniz şimdi nerede?" Bu durum sadece annenin değil, başkalarının da duygusal bağlarının çocuk üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Hz. Fatıma’nın bu tavrı çocuklarını dedelerinden ya da babaannelerinden kaçıran anne-babaların aslında nasıl bir yanlışlık içinde olduklarını ortaya çıkarmaktadır. Çocuklarımızı büyükbabalarından veya nenelerinden kaçırmak hem büyükbabalara hem de çocuklara zulümdür.

 

Hz. Fatıma çocukları ile oyun oynardı. Çocuklarla birlikte oyun oynamanın, onların oyunlarını ciddiye alıp onlarla oyun arkadaşlığı yapmanın çocuğun ruhi gelişimine yaptığı katkılar bilinen bir gerçektir. Çünkü çocuk anne ve babası kendisi ile oyun oynadığı zaman bundan büyük bir mutluluk duyar ve kendisine değer verildiğini hisseder. Burada önemli olan oyun oynarken onları eğitebilmektir. Onlara iyiyi güzeli öğretebilmektir.

 

Hz. Fatıma annemizin, çocuk eğitim yöntemine ilişkin öğrettiği en esaslı yaklaşımlardan biri de çocuklarının arasında adaleti gözetip, ne olursa olsun kesinlikle onlar arasında ayrım yapmamasıdır. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin`in kendi aralarında düzenledikleri yarışmalarda, evlatlarından herhangi birini incitecek bir kararda bulunmamaya, onların kalplerini kıracak bir yoruma gitmemeye çok özen gösterirdi. Hz. Hasan`la Hz. Hüseyin  küçük yaşlardayken bir el yazısı yarışması tertipler ve kimin yazısının daha güzel olduğunu sorarlar annelerine. Çocuklardan hiçbirinin kırılmasını istemeyen Hz. Fâtıma  onları babalarına gönderir, babaları kendisine uzatılan yazılara şöyle bir göz attıktan sonra ikisinin de güzel olduğunu, kendisinin bu yazılardan birini tercih edemeyeceğini, hatta eğer isterlerse dedelerinden de bunu sorabileceklerini söyler. İşte çocuklarına karşı bu kadar hassas bir anne...

 

Hz. Fatıma annemizin ideal anneliğindeki çocuk eğitim yöntemlerinden biri de çocuklarını küçük yaşta Allah’a ibadet etmeye alıştırmak olmuştur. Hz. Fatıma daha çok küçük yaşlardaki evlatlarında ibadet hususunda o kadar ısrarcı olmuş ki   Henüz on yaşına bile basmamış olan çocuklarını gece ibadetine dahi kaldırmıştır. Sabah namazını kaçırmamaları için onları erken yatırmaya özen göstermiştir.  Kadir Gecelerinde çocuklarını bütün gece uyanık kalmaya ve sabaha kadar ibadetle meşgul olmaya hazırlamak için onları gündüz yatırır, uyku basmaması için hafif yemekler yedirirdi. Tabi ki bunu yaparken onlara ibadeti sevdirerek yapmıştır.

 

Hz. Fatıma oruç oldukları bir günün akşamında hazırladıkları iftar yemeklerini bir fakire vererek kendileri o gün sadece su ile iftar açmışlardır. Bu tavrı ile Hz Fatıma çocuklarına fedakârlığı kendi ihtiyacın varken başkasını nefsine tercih etmeyi öğretmiş oluyordu.

 

Hz. Fatıma modeline bakıldığında çocukların dövülmesi ve onlara sert fiziki cezaların uygulanmasıyla ilgili hiçbir bilgi bulunmadığı görülecektir. Elbette ceza çocuk terbiyesinde gerekli esaslardan biridir. Hz. Fatıma yanlış yaptıklarında çocuklarını cezalandırırdı. Ama bu ceza hiçbir zaman dayak olmazdı.

 

Çocuğunun elinden gına gelen bir baba, Hz. İmam Rıza`ya durumu açtığında "Onu dövme" buyurur, "mecbur kalırsan ona küs ve dargın davranabilirsin, ama bu da uzun sürmemelidir!"


Hz. Fatıma çocuklarına o kadar değer verirdi ki, kimi olaylarda onların görüşlerini alır ve özellikle çocukların kendilerini ilgilendiren konularda onların görüşlerine öncelik vererek onların görüşlerini kabul ederdi. Böyle bir tavır çocuklara kişilik kazandırır. Ve çocuklara öz güven kazandırır.

 

Anne-baba, çocukların eve geliş-gidiş saatlerini, kimlerle arkadaşlık kurduklarını dikkatle kontrol etmek durumundadır, bu hususta yapılacak bir ihmalkârlığın pahalıya mal olması mümkündür. Hz. Fatıma`nın tedirgin bir şekilde kapı-ardında beklediğini gören Resulullah (s.a.) bunun nedenini sorar, Hz. Fâtıma  "Çocuklar çıkalı epey oldu, hâlâ dönmediler" diyerek cevap verir ve tedirginliğini gizleyemez. Bunun üzerine Hz. Resulullah (s.a) hemen çocukları aramaya koyulur ve çok geçmeden onların Cebel Mağarası yakınlarında oynamakla meşgul olduklarını farkeder, ikisini de şefkatle okşayıp annelerine getirir. Çocuklarını ilgi ile takip eden bir annenin hassasiyetidir bu.  

Hz. Fatıma, babası Resulullah’dan (s.a.) aldığı terbiye ve ilim sayesinde dünya ve ahiret kadınlarının en ulusu olmuş, en mükemmel evlatları yetiştirmiş ve böylece insanlığa en mükemmel anne olmuştur. Ona binlerce selam olsun.

Ramazan Deveci / Akhaberler

 
  Bugün toplam 102 ziyaretçimiz var  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=