ANASAYFA

TASAVVUF

PORTRELER

ZİYARETCİLER

NAMAZ

ÖNCÜLER

EFENDİMİZ

MAKALELER

KADIN -AİLE

KUR`AN ve BİZ


   
  Kuran ve Biz - www.kuranvebiz.com
  Tevhid ve adalet
 
Tevhid ve adalet için vahyi kuşanmış bir gençlik
 
 
Kur’an ahlakını donanmış Resulullah’ı (sav) tek rehber edinmiş bir gençlik nasıl olmalıdır?


 

 Farklı  zamanlarda farklı mekânlarda  birçok kere tekrar edilen bir  soruya cevap arayalım birlikte.

“Nasıl bir gençlik?”  Farklı ilim dallarının  farklı  pencerelerden  ele aldığı bu soruyu  biz  İslami perspektif ile  ele alarak cevaplamaya çalışacağız.

Kur’an ahlakını donanmış  Resulullah’ı (sav) tek rehber edinmiş bir gençlik nasıl  olmalıdır?

Yeryüzünde fitnenin, fahşanın, zulmün, adaletsizliğin zirve yaptığı, insani-islami-ahlaki unsurların her fırsatta  saldırıya uğradığı bu zamanlar gençliğin kendisini kötü-çirkin-yanlış, haram-günah-ifsatlardan en fazla koruması gerektiği zamanlardır. Geçmiş zamanda  bu minval üzere olan insanlığa gönderilen peygamberlerde  bu insanları, bu olumsuzluklardan uyarmak, korumak ve  yol göstermek  için gönderilmişlerdir.   İşte tam da bu noktada gençliğin önemi ve fonksiyonu ortaya çıkıyor.

 Yeryüzünde zulmün, adaletsizliğin ve haramiliğin arzı endam  ettiği bir mekânda ve de zaman  diliminde bu misyonu Müslüman gençlik üstlenecektir. Müstekbirlerin  oyunlarını bozan unsur, mazlum ve ezilmiş insanların umudu olmalıdır Müslüman gençlik.

Yeryüzünde tevhid ve adaleti söz sahibi yapmak için mücadele eden Peygamberleri  genel  olarak garibler (1) ve gençler (2) desteklemiştir. İnsanlığın bütün tarihinde bu böyle olmuştur. Tevhidi değişimin lokomotifi ve ana unsuru tarih boyunca gençler  olagelmiştir. Tevhidi değişimin lokomotifi olan bu gençlik hangi özelliklere sahip olmalı?

 İlahi emirde emredildiği şekli ile : “İyiliği emredip kötülüğü yasaklayan; temiz şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılan; insanların sırtlarındaki ağır yükleri kaldırıp boyunlarındaki zincirleri kıran”  kutlu elçinin mirasını sahiplenip; iyiliği yaşayan ve anlatan, kötülüğe müsaade etmeyen, helali helal bilip uyan, haramı haram bilip karşı koyan, insanlığı, zulüm ve adaletsizlikten kurtarmaya, toplumların kalplerine, zihinlerine, ruhlarına, ellerine ve ayaklarına vurulan bütün zincirleri kırmaya çalışan bir gençlik...

 Düşmanları tarafından  bile “emin” olarak adlandırılan bir Peygamberin ümmeti olarak muhatap olduğu bütün insanlara güven veren, her insanın kendisinden  emin olduğu, yalandan, aymazlıktan, ihanetten beri bir gençlik.

Kur’an’da var olan şekli ile: “Ben de sizin gibi bir beşerim” diyen, “çarşılarda gezip, yemek yiyen” bütün kutlu elçiler ve son elçi (s.) gibi; halkı ile iç içe yaşayan, halkının  sıkıntılarını  paylaşan,  gösterişten ve lüksten uzak bir şekilde yaşayan gençlik.

Kur’an ile donanmış; ailesinden başlayarak halka halka bütün bir insanlığa vahyin dili ile tevhidi anlatan, vahyin bütün güzelliklerini nezaketli bir şekilde ortaya koyan,  ‘Allah'a kulluk edin, tağutlardan kaçının’ diyen ilahi emre uyup kulluğunu Allah’a has kılıp tağuttan sakınan bir gençlik. 

Müjdeleyen nefret ettirmeyen kutlu Nebi’nin (sav) örnekliğinde tebliğe muhatap insanlara tebessüm eden, onlara nefret ettirmeden güzelliklere çağıran bir gençlik. 

İnsanlığın kurtuluş meşalesi olan Resullerin dediği gibi; “Bu davetime karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum.” “Benim ecrim/ücretim yalnız Alemlerin Rabbine aittir” diyen, yaptığı bütün amellerinde ihlası merkeze koyan, sırf Allah’ın (cc) rızasını gözeten bir gençlik. 

Vakte yemin ederek başlayan Asr Suresinin gereği olarak her zaman ve her mekânda “hakkı ve sabrı tavsiye eden”, ümmetin sıkıntılarını sıkıntı edinen, Müslüman kardeşlerine düşkün, kardeşlerine karşı çok şefkatli ve merhametli olan, Müslüman kardeşini sevmenin imanın gereği olduğunun farkında olan bir gençlik. 

Özelde mümin kardeşlerine genelde muhatap olduğu bütün insanlara karşı kırıcı ve sert olmayan, onların bağışlanmaları ve affedilmeleri için dua eden, istişare etmenin rahmet olduğunu bilen her işinde işin ehli Müslüman kardeşleri ile istişare eden, her fırsatta kardeşlerine olan sevgisini söz ve eylemleri ile ifşa eden bir gençlik.

Yalnız ve yalnız mümin kardeşlerini veli edinen, mümin kardeşi dışında kimseyi dost edinmeyen, sırdaşını müminlerden seçen, kendisine güvenen bir gençlik…

Sebep ne olursa olsun tevhid mücadelesinden taviz vermeyen; mücadelesinden vazgeçmek için yapılan baskı ve zulümlere direnen, İslam düşmanları tarafından yapılan bütün iğrenç teklifleri red eden, zorluk ve sıkıntılar karşısında  Rabbine dayanan/güvenen bir gençlik.

Kin ve hasetten arınmış, affetmeyi seven, nezaketin sünnet olduğunun fevkinde olan, yürüdüğü yolun meşakkatli olduğunu bilen vahyin emrettiği şekli ile sabrı ve duayı kuşanmış bir gençlik.

Böyle bir gençlik yeryüzünde  tevhid ve adaletin söz sahibi olması  için kendisi her alanda yetiştirmeli, vahyi kuşanmalı ve en önemlisi sorumluluğunun farkında olmalıdır.

Kur’an’ın aydınlığında buluşmak ümidi ile . 

Ferhat Özbadem / Özgün İrade

 
  Bugün toplam 102 ziyaretçimiz var  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=